29 Şubat 2012 Çarşamba

BEN..

Uzun yazilar yazmanin, her zaman bir heyecanla baslayip; ortasinda esnemeye basladigim ve sonunu bir turlu getiremedigim cumle kabuslarina donmeye basladigini fark ettigim gunden beri ve icimdekileri bir turlu yazmadan rahatlayamamanin sancisiyla kisa cumleler kurmaya, paragraflar yerine dortlukleri tercih etmeye basladim. Guzel de oldu, kimi zaman sarki sozu, kimi zaman bir ic dokus oldu.. Ama nedense bugun, tamamlayabilecegimden emin olmasam da, yine uzun uzun yazmak icin bir heyecanla uyandim!!  Belki de uzun suredir kendim disindaki hayatlara odaklanmis olmaktan, kendimi unuttugumu ve aslinda ilk defa hayallerime gidebilecek yolda somut adimlar atabilmisken; baska, yersiz ve zamansiz hayallerle zaman kaybettigimi fark etmenin ve kararlar alabilmis olmanin verdigi bir enerjiyle tamamlayabilecegim yazimi :)

Evet, farkindaliklar… Fark etmek yeterli midir kararlar alabilmek icin? Karar alabilmek farkindalikla birlikte cesaret gerektiriyor, bu kesin. Insan kendisini ne kadar tanir, veya tanisa da tanimlayabilir mi? Mesela ben, en cok "sen nasil birisin?" diye sorduklarinda veya internette sosyal paylasim sitelerinde "hakkinda, bio."  vb. bosluklarla karsilastigimda tikanip kalirim; kendimi tanirim ama bir baskasina tanimlamak samimi gelmez, cok cevap vermem gerekiyorsa da agiz kalabaligi bir kac cumle kurar gecistiririm.  Neyse… Dun kendime dair uzun suredir farkinda oldugum, yine de goz ardi etmeyi tercih ettigim; cogu defa beni ve belki pek cogumuzu yoran, kimi zaman "ask"; kimi zaman "is"; kimi zaman "belirsizlikler" bahaneleriyle sirtimi yasladigim "bunalma anlarimi", fazla artmis olduklarini anlayinca gozden gecirmeye karar verdim. Uzun suredir bugunku beni degerlendirirken, "Eskiden ben nasildim?" sorusuna cevap aramaya basladim… Ve bundan tam 10 sene once yazmis oldugum, beni bile sasirtacak kadar uzun ve dolu dolu, her detayi yorulmadan yazmis oldugum gunlugumu buldum. 

Sene 2002 - yas 17.  Universite sinavina yeni girmisim, sonuc henuz belirsiz ve ben AFS degisim programiyla Amerika'da hic bilmedigim bir yere tam bir seneligine, tanimadigim bir aile yanina gidiyorum… Daha ilk sayfada karsilastigim cumle, bana "kendine gel" der gibiydi: "Hayat guzel ve en onemlisi kucuk seylerden bile keyif almayi ogretebilecek kadar agir, ama ustesinden gelmeye deger; hem de herseyin; cunku hic bir emegi bosa cikarmayacak kadar adil." Neyse ki nasil biri oldugumu hatirlamam icin o kocaman gunlugun devamini okumama gerek kalmadi :) Insan, yillarla birlikte buyudugunu zannediyor, oysa 17 yasimda bugun hatirlama ihtiyaci duydugum "ben" in cok daha olgun ve cok daha "ben" oldugunu fark ediyorum. Bu 10 sene hayatimda neleri degistirdi diye dusunuyorum, ve aslinda artmis olan sorumluluklarin degil, yine ozamanlar da var olan ve yasadigim surece hep var olacak olan "belirsizlikler" in, beni bu kadar negatiflestirmis oldugunu ve netlestirmek adina da yalnizca zamana sorumluluk yukledigimi fark ediyorum..Dun zamandan caldim, bugun net ve kararliyim ve en guzeli bundan sonra yine "ben" olacagim…

27 Şubat 2012 Pazartesi

PROMISE (MAMA I PROMISE)




Trying to live a life, like you're here,
Trying to live as if nothing changed,
I'll keep on smiling mama, I'll keep on smiling...
I'll keep on smiling mama, I promise.

Now I'm older, my mind is clear,
Things that once matter, make no sense, make no sense no more, any more…
Cause life is simple, my life is simple and now i know i'm not special, like any other
But I'll keep on smiling mama,I'll keep on smiling...
I'll keep on smiling mama, I promise.

Rest in peace, though pain is hard to ease,
Your love will guide me as in our memories,
Cause life is simple, my life is simple and now i know i'm not special, like any other
But I'll keep on smiling mama,I'll keep on smiling...
I'll keep on smiling mama, I promise.

                                                                   gizemokten

...


bi gun bi gun.. esti yine, yarim yamalak kulaktan dolma bilgilerle, arastirmaya usenerekten "evrene enerji yolla isteklerin gerceklesir" felsefesini denemeye karar verdim.. hos hala da bir bilgim yok ama.. neyse sonra "bir gun gercekten cok asik olmak istiyorum" dedim… eksik dilemisim… evren naapsin, ben "ama karsilikli olsun" diye eklemeyi unuttuktan sonra… peeh..

22 Eylül 2011 Perşembe

Kahramanlarımı yorma zaman...

Dönebilsem... 
İçinde ismimi duyduğum şarkıların bana yazıldığını sandığım günlere... 
Onlar benimdi; bir tek ben söyleyebilirdim avaz avaz...

Dönebilsem… 
Kapıları üzerime kilitleyip , sonra açamadığım ; 
Içeride kalmaktan korkmuş, ağlamaktan şiş gözlerle babama sarıldığım,
Anneme 'okula bugün’cük gitmeyeyim' diye yalvardığım ; tebeşir tozunun alerji yapıp ateşimin beni ispiyonladığı,
Biraz asi, ara sıra yetişkin ama hep çocuk; hep beraber geçen dolu dolu günlere... 

Benim kahramanlarım masallarda olmadı asla; hep yanı başımda ...
Kahramanlarımı yorma zaman, şarkılarımı çalma benden... Ben hala çocuğum...


                                                                                                                     gizemokten

öylesine

aslinda hakkinda herseyi duymak istemiyorum, gerek yok. duymak istediklerimi soylemeni de istemiyorum, buna da gerek yok.. duymak istediklerini zaten soyleyemiyorum… evet susmak guzel boyle… ozellikle de yalniz ikimizken… 
gizemokten

21 Eylül 2011 Çarşamba

NEFES

Algıladığımız kadar varmışız,
Beş para etmez duyularımız,
Anlarda tutsak duygularımız,
Bilmeyiz neye, kime açız.

Sürdüm izini ,
Tanımadığım fotoğraflarda,
Dolaysız mesajlarda,
Hıçkırdım her ipucunda,
Yıprandım biraz daha, her karşılaşmada...

Ve bir gun yeniden  karsılastığımızda ,
Sustuklarım haykıramayacak kadar bezmiş olsa da,
Ezip geçecek seni farkındalıksızlığım,
Yüzümde boş bir ifade,
Ben yolu tamamlarken sen,
Nereye çekeceğine şaşkın düşüncelerde boğulacaksın
Ve bir zamanlar kalbini esir ettiğin beni, zihninde de çağıracaksın.
İşte  ozaman dinecek acım,
Sindirecek tüm yaşanmışlıkları hazımsızlığım…

Zamana inat tarihleri unuttum,
Kalbime inat nefretle doldum,
İçimden geçen belayı dudaklarımda tuttum,
Sonun eşiğinde ruhumu buldum,
Uçmak üzereyken, bedenimi bir daha soludum,
Gözlerimi yumdum, dünyaya kalmış bir nefes borcum...


                                                                    gizemokten


ÇIKMAZ

Sana dair …
Bir tek,
Yalancı dudakların …

Bana dair…
Bir tek,
Tutkun dudaklarım…

Bize dair...
Bir ‘tek’
Bulabilsem…


               gizemokten